Geben’in Kültür Varlıklarından Kazan Kabı

ARAŞTIRMA

Hikmet ATEŞ

GEBEN’İN KÜLTÜR VARLIKLARINDAN KAZAN KABI

Kültür bir milletin sahip olduğu maddi ve manevi değerler bütünündür. Kültür varlıkları milletlerin birleştirici unsurlarıdır aynı zamanda, bir milletin büyüklüğü kültürüne sahip çıkması ve bu değerleri gelecek nesillere aktarabilmesiyle de ölçülebilir.

Mensubu olmakla övündüğümüz Türk milletinin kültürel değerlerini korumalı, yaşatmalı ve geleceğe aktarabilmeliyiz. Özellikle günümüzde yeni nesillerin Batı kültürüne maruz kaldığı bu günlerde bunun önemi daha da iyi anlaşılmaktadır.

Andırın bölgesinin tarih ve kültürel değerlerini yaşatan Tirşik dergisi bu açıdan önemli bir kültür elçiliği vazifesi üstlenmektedir. Bu düşünceden yola çıkarak ve Gebende yaşamamın da etkisiyle buranın kültürel değerlerinden biri olan kazan kabını araştırmaya başladım. Çünkü başka bir yerde böyle bir araç’a rastlamamıştım. Geben’e has bir değer  olan bu araç bugün maalesef aktif olarak kullanılmamakta ve yeni nesiller bunun nasıl yapıldığını bilmemektedir. Korkarım ki bir müddet sonra unutulup gidecektir eski insanlarla birlikte.

Kazan kabını yazmadan evvel Geben mahallesinin yaşça tecrübeli kadın ve erkeklerini gezip bilgi topladım verdikleri bilgilerden dolayı hepsine teşekkür ediyorum. Neticede bu yazı ortaya çıktı.

Geben büyüklerinden ve aynı zamanda ünlü merhum demirci Memiş Daş’ın babası Mehmet amcadan (1923 doğumlu) aldığım bilgiye göre Müslüman halk kazan kabının yapımını Ermenilerden  öğrenmiş ve etkin bir halde kullanmışlardır. Buna göre menşei Ermenilere dayanabilir. Müslümanlarla iç içe yaşayan Ermenilerle kültür alışverişi yaşanması son derece doğal bir durumdur.

İnsanların ihtiyaçlarından doğan kazan kabının yapımı şu şekildedir: Keçi kılı veya koyun yününden yapılır.  kıl ve yünler kirmanlarla ip haline getirilir, çıkrıklarda bükülür, yumak haline geldikten sonra iki kazık arasında ıyılır[i] daha sonra ise Istar denen dokuma aletlerinin başına takılır ve dokunur dokuma sırasında sert olan şimşir ağacından yapılan Kirkitlerden yararlanılır. Dokuma sırasında kadınlarımız nakış işlemeleri de yaparlar.  Ortalama bir metre uzunluğunda dokunan kazan kabı daha sonra ikiye katlanarak kenarlardan dikilir ve alt ile üst köşelerinin kenarından ip(örme) uzatılarak sırta takılmaya hazır hale getirilir. Ölçüleri kullanım alanına göre değişebilir de

Kazan kabı eskiden gelin olacak kızların çeyizlerine de konulurdu  şimdi bu uygulama yoktur.

Kullanımına gelince Geben halkı kazan kabını bütün taşıma işlerinde kullanmışlardır özellikle uzun mesafe taşımalarında çok kolaylık sağlar. Bölge halkı hayvancılıkla uğraşırken yaylalara gidip gelirlerdi işte hem gidişlerde eşya taşımak aynı zamanda yaylada yapılan süt ürünlerini aşağı köye taşımak için kullanılmıştır.

Tarımla uğraşan halk ise yeme içme malzemelerini kazan kabına koyarak yanlarında rahatça taşımışlardır. Ayrıca kazan kabının içine konan sular çabuk ılımaz yemeklerde bozulmazdı, farelerde yiyemezdi.  Doğada yetişen çiriş vb. ürünleri de yine kazan kabı ile taşıyan geben halkı  kışın yolların kapanıp ilçeye araçların gidemediği zamanlarda temel gıda maddelerini yaya olarak Andırın ve Göksun gibi yerlere giderek kazan kabıyla taşımışlardır.

Kazan kabı kullananın belini  çepeçevre sarar, bel ağrısı, fıtık gibi sağlık sorunlarınada yol açmazdı. Kullananın belini de sıcak tutardı.



[i] İki nokta arasında ileri geri gidip gelmek, sıraya dizmek vb.