Andırın’ın Köylerinden Akgümüş Köyü
Araştırma
İbrahim ERGÜN
ANDIRIN’IN KÖYLERİNDEN AKGÜMÜŞ KÖYÜ
Akgümüş köyünü tanıyalım:
Akgümüş köyü ilçenin kuzeyinde olup ilçeye 30km mesafede bir yayla köyüdür. Arkasında dumanlı adıyla anılan dağın eteğinde engebeli bir vadiye kurulmuştur. Köyün doğusunda meşhur sağ yaylası bulunmakta, güneyinde de Kılıç dağı mevcuttur. Köyün etrafı yeşil dağlarla donatılmış olup önünde 50.000 dekar tarım arazisi mevcuttur. Bu arazinin orada bulunduğunu öğrenen Maraş Beyazıt Beyi tapusuz hali durumda olan 10.000 dekar kısmına tapu koyar. Bu araziye sahip olması ve Akgümüş köyüne yerleşmek üzere kendilerinden “şerif Bey isminde birini gönderirler” şerif bey köye gelince Akgümüş halkı toplanıp şerif beye bir konak yaparlar. Şerif bey konağa yerleşir ve orada yaşamını sürdürür. Üzerlerine tapulu olan 10.000 dekar tarlayı da peyde pey satıp parasını harcar kadir şinas durumda olan köy halkı da büyük saygı gösterirler.
Eski adı bunduk olan köy aslında eveliyeti bir ermeni köyü olup Ermenilerden 1915 tarihinde Ermenilerin sürgünden sonar boşaltılmıştır. Boş olan köy yerine Erzurum Rus işgalinden sonra zulümden kaçan Müslüman türk kardeşlerimizden şidi isimleri yazılı belli aileden köy tekrar oluşmuştur.
Köyü oluşturan belli aileler Narinoğulları, Sincer ailesi, Kayalar ailesi, Ateşler ailesi, Ketenler ailesi ve ismini sayamadığım başka başka ailelerden oluşmuş ve köye yeniden Akgümüş adı verilmiştir. Şimdi köy tarihine göre 300 den fazla nüfusa sahip bir köy haline gelmiştir. Köyün halkı kendi işleriyle uğraşırlar. Halk umimiyetle güvenilir bir karaktere sahiptir. Köylü tarım işleriyle ve malcılıkla geçimini temin ederler. Şimdi köyde bir peynir mandırası bulunmakta olup, belli bir kalitede peynir çıkarmaktadır.
Netice olarak yukarıda belirttiğim gibi köy kurulmuş itibariyle yeşil bağlar eteğine kurulmuş bir yayla köyüdür. Halkı güvenli bir karaktere sahiptir. Çocukları okuyup yüksek mevkilere ulaşmaya sevdalıdır. Şimdi hali hazırda birkaç tane yüksek kademeli memurları bulunmaktadır. Ayrıca Ahmet Narinoğlu adında şahsiyetli ve dürüst karaktere sahip bir Kaymakam Bey bulunmaktadır. Sözünü ettiğim bu Kaymakam Beyin inşallah uzun sürmeden vali olmasını temenni ediyoruz. Şimdi köyü böyle bazı eksiklerimle tanıttıktan sonra köy halkından yaşlılardan edililen bilgi doğrultusunda köyde bizzat meydana gelen iki garip olayı arz edeceğim.
Olay şöyle gelişiyor. Bundan 15–20 sene önceleri köye yakın ve batı kısmında kış aylarında oluşan ve ağustos ayının sonuna kadar kurumayan bir göl birikmekte iken bu göle bahar ayında göçmen, turna, kaz, ördek ve çeşitli su kuşları iner gölde birkaç gün kalırlarmış. İşte o zaman köylüden bir şahıs gölde yüzen turnanın birini vurur. Ertesi sabahın erken bir vaktinde vurulan turnanın eşi köyün içine girerek vak vak diyerek eşini aradığı köylülerce görülür ve çok çok üzülürler.
İkinci bir olay, kış aylarında çok kar yağdığı zaman kar üzerinde izcilik yaparak av avlarlarmış. İzden anlaşıldığına göre köyün güneyinde bulunan Bey Pınarı civarında bir inliğe yani yeraltı deliğine bir ayının gitmiş olduğu tespit edilince avcı birkaç kişiler geriye çekilip inliği mavzerle kurşuna tutarlar. İçerden ayı çıkar ve yara alır. Ayının arkasından yavruları da çıkınca yaralı ayının yavrularını eliyle inin içine gerisin geriye ittiği görülür. Ve avcıları bu durum çok pişman eder ve üzülürler.

