Ali Püsküllüoğlu- Bir Türkçe Sevdalısı, Bir Şair, Bir Çukurovalı…
Portre
Sezai ŞENGÖNÜL
ALİ PÜSKÜLLÜOĞLU- Bir Türkçe Sevdalısı, Bir Şair, Bir Çukurovalı…
1 Ocak 1935 de doğar. Türk dilinin aşığı/Şair Ali Püskülloğlu. Babasını anımsamaz. Çünkü o, çok küçükken babası ölmüştür. Onunla ilgili hiçbir anısı yoktur. Babası, Çanakkale gazisidir. Onu yalnızca, duvarda asılı duran resmiyle anımsar. Babası da annesi de Türkmen’dir. Babası Fettahlı’dan Durdu Mehmet, Annesi Zeynep yine bir Türkmen oymağı olan Cihangir’lerdendir. Ailesi geniştir.
“Çocuk oldum mu, bilmiyorum. Kırsal alanda kimse çocuk olamaz. Şunun içindir ki, çocuk da olsanız, ailenin işlerinin bir ucundan tutmanız gerekir. Kırsal alan çocukları çabuk büyür. Ben de, kendimi bildim bileli, büyüğüm işte. Ama çocukluk yılları, yine de güzel yıllardır. Babanız olmasa bile hiç değilse anneniz, öteki büyükleriniz yanınızdadır. Çevrenizde oyun arkadaşı doludur. Acıktınız mı eve koşar, bahçenizden kopardığınız yeşil soğanı yufkaya koyar, yiyerek oyun yerine dönersiniz. Dürümün ucundan ısırmak isteyen arkadaşlarınız olur. Oyuncaklarınızı kendiniz yaparsınız. Değnekten atınız rüzgârla yarışır. Geceleri ay ışığında ‘eşkıya eşkıya’ oynarsınız” der çocukluk dönemine ve memleketine dair.
Yukarıdaki Cümleler Sevgili hemşehrimiz Ali Püskülloğlu’nun kendi ağzından kendisiyle ilgili söyledikleri hayatının önemli bir bölümüne dair. 24 Haziran 2008 günü, uzun süredir Akciğer yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü hastane de Hakk’ın rahmetine uğurladık onu. Hepimiz aşağı yukarı orta okullarda, liselerde onun Türkçe yada öz Türkçe sözlüklerini kullandık. Çoğumuz Adana’yı ve pamuk tarlalarını, Seyhan/Ceyhan nehrini, güzel ruhumuza nakşeden, dizelerle anlatan bu güzel insanın bir çukurovalı olduğunu belki de bilmeden okuduk şiirlerini. Kimimiz de Türk dili hakkında yazıların yazıldığı makaleler de, İnternet sitelerinde, gazete köşelerinde onun adını gördük, yazılarını okuduk. Yani hepimizde bir şekilde iz bırakan biri idi Ali Püsküllüoğlu. Hepimizden bir parça yürek taşıyan biriydi o. Neredeyse doğumundan Ölümüne kadar Türkçe diline kendini adamış, 25 civarında Türkçe Sözlük ve bir o kadarda şiir, edebiyat, çocuk şiirleri ve dil hakkında kitapları yayınlanmış bir dil uzmanı, bir şair. Türk dilinin Sözcük Kütüphanesini yüreğinde taşıyan bir Türk dili aşığı idi o.
Onunla Tanışmam 2002 yıllardır sanırım. Önce kardeşi Şair ilhan Püskülloğlu’na bana iletilmek üzere belki de ömrümde gördüğüm en büyük kapsamlı ve kalın Türkçe Sözlüğünü hediye olarak almamla başlamıştı. Daha sonra teşekkür için aradım. Yakın arkadaşı Müşir Kaya Canpolat bey vasıtasıyla telefonlarda görüşüyor, hal hatır, zaman zaman şiir, babamı tanıması vesilesi ile de kadirliyi konuşurduk. Üç sene önce babamın arşivinde olan eski kadirli fotoğraflarını bulabilirsem şayet, babamın gözüyle fotoğraflara istinaden bir yazı yazmayı düşündüğünü belirtmiş idi. Kısmen de olsa topladık ama fotoğraflardan istenilen şekilde geniş bir albüme ulaşamadığımız için proje yarım kaldı. Sonraları Ankara ya gidiş gelişlerimde aramaya vakit buldukça çalıştım.
Üzerinde Çalıştığı en son kitap sanıyorum “Kadirli Sözleri” idi. Tedavi görmesine rağmen iki seneye yakın zamandır bu sözlükle uğraştığını, Çukurovalı birçok arkadaşından, dostundan sözcük derlediğini biliyorum. Yaklaşık bir ay önce bu kitap bir ortak tanıdığımız vasıtasıyla bana ulaştı. Kitabın arka kapağına şu ibare not düşülmüştü, “Ali Püsküllüoğlu’nun Tüm Kadirli’lere hediyesidir, Ücretle satılmaz.” Hayata veda etmeden önce belki de son yayımlanan kitabı “Kadirli Sözleri” olmuştur. Vefalı Ali Püsküllüoğlu’nun.
Ali Püsküllüoğlu Kadirlide “Karacaoğlan” adlı 12 sayı haftalık bir gazete çıkarttı. TDK da Uzman olarak 20 yıl hizmet verdi. Ankara radyosunda “Kitap saati”, Türkiye radyolarında “Arı Dile doğru”, “Ana dilimiz” “Öz Dilimiz” programlarını hazırladı. Atatürk”ün Nutkunu ilk kez günümüz Türkçesine aktararak sunanlar arasında idi. Ulus gazetesini sanat edebiyat sahifesini yönetti. Yusufçuk adlı şiir dergisi çıkardı. Çağdaş Türk Dili Dergisinin kurulmasına vesile oldu. Hürgün gazetesinde yazarlık yaptı. Dil derneği ve edebiyatçılar derneğinin kurucuları arasında yer aldı. İlk şiiri Kadirli’ de oba gazetesinde yayınlandı. Türk dili, Papirus, Türk düşüncesi, Dost, Varlık, Hisar, Milliyet sanat Dergisi,Türk sanatı dergisi, Ulus, Vatan, Akşam vb..gibi dergi ve gazetelerde şiirleri yayınlandı. Şiirleri Arapça, İngilizce, Fransızca, Rusça, İsveççe, gibi dillere çevrildi. 25’ e yakın Türkçe ve Öz Türkçe Sözlüğü yayımlandı. İlk Türkçe Sözlüğü 1966 yılında yayınlandı. 20 civarında şiir deneme ve çocuk şiirleri ve diğer dil ve edebiyat ile ilgili alanlarda kitapları yayımlandı. 1983 de Toprak Şiir ödülünü , “Nasrettin Hoca” ile 1981 de TDK çocuk yazıları Ödülünü , “Zamansız”la 2005 yılında Yunus Nadi şiir ödülünü kazandı. Çocuklarla ilgili şiirlerini “Çocuklara Şakacı Şiirler” adı altında topladı.
Yine bir hemşehrimiz olan Şair Müşir kaya Canpolat’ın sevgili dostu Ali Püsküllüoğlu için söylediği birkaç satırla şimdilik son verelim.
“Rahmetli Ali Şiirle yola Çıktı, Şiiri hiç bırakmadı. Ama sonradan neredeyse tüm çabasını Türk diline verdi, vakfetti. Yerli bir insanımız olarak çalışkanlığı, güvenilirliği onun akranlarının önüne çıkmasına sebep oldu. Tüm çalışmalarının büyük bir kısmını bu anmasız hastalığının baskısı altında yaptı. Buda ayrıca takdir ettiğim bir husustur. Allah rahmet eylesin diyorum. Hep arayacağız onu ve yerini…”
Tüm Kadirli/Andırın/Çukurovalı hemşehrileri adına Şair; İlhan Püsküllüoğlu’na, Sevgili eşi Yurdanur hanıma, oğluna ve Baldızı olan Şair/Yazar Gülten Akın Hanımefendiye ve sevenlerine buradan başsağlığı diliyoruz bizde.

